27 Mart 2012 Salı

Arman'nın Gururu Sarı Melekler'e

dilimde şarkıların gündüz gece
deli gibi aşığız fenerbahçe
dış hatları yakarız senin için
şampiyonluk gelince


Fenerbahçe Kadın Voleybol Takımı nam-ı diğer Armanın Gururu Sarı Melekler Avrupa'nın kupa bir'i yani en büyük kupasını kazandığında tarihler 25 Mart 2011'i gösteriyordu. Ben bu yazıyı yazarken ise 27 Mart 2012'yi gösteriyor. Tüylerim halen daha diken diken oluyor düşündükçe. Göğsüm kabarık şekilde yürüyorum sokaklarda. Naz Aydemir'e Kim'e binlerce kez teşekkür. Uzun uzun yazsam ne fayda. Tüm Türkiye gördü büyüklük ne imiş.


Sarı Melekler'i gecenin geç saatlerinde Sabiha Gökçen'de yüzlerce insan karşıladı ve polis ile çatıştılar ülkeye kupa getiren kızlarımızı karşıladıkları için. Utanç verici hadiselerine bir yenisini daha ekledi polisler.


Kızlar şöyle söz verdi ve bizler şöyle teşekkür ettik; http://www.youtube.com/watch?feature=player_embedded&v=ZuWfKjUzb_4#
kızlar
nerede görüldü ki böyle taraftar
herkesin gözü üzerinde
hiç durmadan alkışlar susmazlar‚
yeriniz kalbimizde.
biz neler yaşadık hep beraber,
yenilgiler‚ galibiyetler...
güzel günler çok yakında bekler.
söz veriyor melekler...
bizler
Verdiğiniz sözleri tuttunuz
Şampiyon oldunuz
Şimdi sıra geldi bizlere
Dış hatları yakıyoruz!!!

13 Mart 2012 Salı

Dünya'nın en güzel imzası



Aykut Kocaman.
Bu ismi okuduktan sonra biraz durun ve düşünün.
Size hissettirdikleri. Size düşündürdükleri işte Fenerbahçe.
Siz Fenerbahçe'yi Aykut Kocaman için seviyorsunuz aslında.
Aykut Kocaman aslında tüm Fenerbahçelilerin sembolü.
Bugün bu KOCAMAN insan 3. kez imzaladı. Hem de 3 seneliğine.
Dünyanın en güzel insanı 3 sene daha bizimle.
Her şeye rağmen yıkılmamanın imzası!
Umarım tüylerimi diken diken eden imza töreninden bir tane daha görürüz.
Ve o tören son ve ebediyete kadar olur Aykut Hocam.
İyi ki varsın. İyi ki Fenerbahçelisin. İyi ki ben senin ile aynı renklere gönül veriyorum.

5 Mart 2012 Pazartesi

Modaya ayak uydurup ağlayalım | Bilerek Kart Mevzusu

Fenerbahçe'de bu hafta sarı kart sınırında olan oyuncuların kart görerek Galatasaray maçından önce kartları temizlemelerine takmış bazı kimseler var. Hatta Fenerbahçe nefreti Galatasaray sevgisinden fazla olan iki blogger arkadaşımız da bunu yazıya dökmüşler. Yazılar şu linklerde;
İlk önce yazıyı neden yazıyorum onu söyleme ihtiyacı duyuyorum. Görüşüm nettir. Bilerek kart görme olayı bence normal. Kart şikesi adını takan bile oldu ancak böylesine önemli bir maçtan önce kart temizlenmesi gayet mantıklıdır. Buna laf eden arkadaşlar ise tamamen korkudan ötürü yazıyorlar. Kendileri yaptığında ses de çıkarmadılar. Uzatmadan Galatasaray'dan 2 örnek vereyim de konu kapansın. Biraz utannma duygusu var ise "Fatih Terim'e ceza gelecek mi?" ve "Mikrofonlarımız PFDK'da" diye başlık atarlar. Sizler de bu yazıları o arkadaşlara gönderirseniz sevinirim.

1. olay : İlk yarının 14. haftasında oynanan GS-FB karşılaşması öncesi. 12. haftaya girilirken Ujfalusi sarı kart sınırında. Bilin bakalım ne oluyor? Ujfalusi sarı kart görüyor. O zaman hiç duymadık "bilerek kart. Talimatname uygulansın" diye ağlayan Fenerbahçeli. Ne mutlu.

2. olay : İkinci yarınun 28. haftasında oynanan GS-BJK karşılaşması öncesi. 26. haftaya girilirken Melo ve Riera sarı kart sınırında. Bilin bakalım ne oluyor? Melo ve Riera sarı kart görüyorlar. O zaman da hiç duymadık "bilerek kart. Talimatname uygulansın" diye ağlayan Fenerbahçeli. Ne mutlu.

UNUTMADAN; OOO ADALETİN BEKÇİLERİ NASILSINIZ?

2 Mart 2012 Cuma

100.000+ Stadyumlar ve ilk 3

Stad yazılarının bir yenisi daha karşınızda. Biraz daha kısa olacak diğerlerinden. Sadece futbol stadyumları da olmayacak. Dünyadaki içinde yapılan spor farketmeksizin en büyük stadları sıralayacağım.

Dünyada 100.000 ve üzeri kapasitesi olan tam 46 stadyum var. Çoğu motorlu taşıt yarışları için kulalnılıyor. At yarışları için kullanılanlar da var. Ülkemizde bulunan İstanbul Park 35.000'i koltuklu olmak üzere 155.000 kapasitesi var. 200.000 ve üstündeki stadlar ise şöyle.
3- Shanghai International Circuit - Tamamı kolktuklu 200.000. 2004'te inşa edilmiş.
Formula 1 yarışları için kullanılıyor.

2- Tokyo Racecourse - 13.740'si koltuklu 223.000. 1933'te inşa edilmiş.
At Yarışları için kullanılıyor.

1- Indianapolis Motor Speedway - Tamamı koltuklu 250.000. 1909'da inşa edilmiş.
Indianaplos 500-mile yarışları ve Brickyard 400 yarışları için kullanılıyor

1 Mart 2012 Perşembe

Hep aynı terane


Her milli maç ayrı bir rezalet olmaya başladı. Önce TT Arena'da Galatasaray taraftarının çıkardığı rezalet ve üstüne Volkan ve Emre'den gelen tepkiler, sonra dün Bursa'da yaşanan rezalet. Biz milli takım sevmiyoruz mu acaba sorusunu akıllara getiriyor ister istemez. Ne oldu da kendi takımımızı ülke milli takımından çok daha öte görür olduk? Allah göstermesin bir savaşa girecek olsak "bana ne sanki benim takımım mı?" diyecek kafalar bile oluşmaya başladı.

 TT Arena'da yaşanan olayları hepimiz biliyoruz. Ben açıkça söylemek gerekirse dün Bursa'da yaşanan olaylara da hiç şaşırmadım. Tam beklenildiği gibi gelişti her şey. 6. dakika da Ankaragücü tezahuratı 90 dakika boyunca yaşanacakların habercisiydi. "Fenerbahçe kümeye", "Oley oley Bursaspor" ve içinde Fenerbahçe geçen buraya yazmak istemediğim tezahuratlar. Ben her türlü tezahuratı yerinde seven bir adamım. BJK maçında BJK'ye, FB maçında FB'ye istediğini söyleyebilirsin. Ama milli maçta milli destekten ziyade kendi takımının propogandasını yapıyorsan orada bir terslik vardır. Kıssadan hisse tanıdığım bir kaç Bursaspor'lu arkadaşımı ayırarak söylemek gerekirse Bursaspor taraftarı tribündeki terörden beslenen bir yapıya sahip.

Son olarak da milli takım nerede oynasın da böyle şeyler yaşanmasın sorusuna cevap yazayım. Ya İstanbul'a 10-15bin kişlilik ufak ama dolabilecek bir milli takım stadı yapılsın ya da STSL'de takımı olmayan şehirlerde oynansın maç. Adana, Urfa, Denizli, Sakarya, Konya ilk aklıma gelen şehirler. Bitti.