30 Ekim 2010 Cumartesi

Bursaspor - Fenerbahçe - Güzel Mücadele Bir Gelenek.

      
         Çok muhteşem bir maç izlettirdiği için iki takımada çok teşekkürler. Adeta bir masa tenisi maçı gibiydi son 15 dakika. Top bir o kalede bir bu kaledeydi. Volkan kalesinde "yine" devleşirken, Sercan saç baş yoldurtuyor, Fenerbahçe'nin hücum hattı can sıkarken, Bursa defansı harikalar yaratıyordu. Çok eğlenceli ve bitmesini istemediğimiz bir maç oldu. Bursaspor son 3 maçtada olduğu gibi Fenerbahçe maçlarını gayet ciddiye almış ve iyi hazırlanmıştı. Harika bir şölen izlettirdi biz seyircilere.

        Alex, Volkan ve Sercan'a anti parantez açmak istiyorum. Alex Ali Ece Ustanın da muhteşem yakıştırmasıyla bize bugun adeta Frank Lampardı izlettirdi sahada. Sahanın her yerinde pres yapan 70 metre top süren, verdiği harika paslarla rakip savunmayı çözen bir De Souza vardı bugün Atatürk Stadında. Volkan muhteşemdi. Kalesinde devleşti. Sercan'a hiç bir kolay açı bırakmadı ve kurtardığı 4 önemli pozisyonla maça adeta bağladı Fenerbahçe'yi.Sercan ise hala kendine bir şeyler katmıyor. Sanırım kendisindeki potansiyeli bir türlü göremedi. Birileri onu uyarmalı. Bu kadar kolay pozisyona girmesine rağmen bir o kadarda kolay harcıyor pozisyonları. Günümüzde Rooney, Ronaldo, Villa eskiden Best, Cruyff ve Cantona gibi isimler bile antremanlardan sonra gol vuruşu çalışırken Sercan şu an ne yapıyor anlam veremiyorum. Sercan'a milli takım olarak ihtiyacımız var fakat kendisi önemsemiyormuş gibi duruyor.
MeS

29 Ekim 2010 Cuma

BJK - Mersin İdman Yurdu - Sapına Kadar Mersinliyiz Biz.

      
         Dün gece tribündeydim tabii ki de. Hiçte pişman değilim aslında. Çünkü doğduğum, havasını, suyunu, toprağını sevdiğim şehrim İstanbul'a gelmiş ben gitmezsem ayıp olurdu. İyi ki gitmişim. İlk 90 dakikanın 40 dakikası 10 kişi oynamamıza rağmen az sayıda pozisyon verdik. Daha sonrasında büyük takım özelliği kendini gösterdi ve fark açıldı.
      
         Tribünler harikaydı. Bir an olsun susmadık. Hep destek verdik. Tüylerim diken diken oldu "Sapına Kadar Mersinliyiz Biz" diye bağırırken.
MeS

24 Ekim 2010 Pazar

Fenerbahçesiz GS, Galatasaraysız FB!!

Fenerbahçesiz Galatasaray, Galatasaraysız Fenerbahçe düşünülemez. İki takım Türkiye'nin lokomotifidir, diğerleri ise vagon! Bu iki dev olmadan Türkiye Ligi'nin tadı tuzu yoktur. Galatasaray'ın olmadığı bir şampiyonluk yarışı onların oldukları yarışlar kadar bizlere tat vermezken eminim ki onlar için de durum aynıdır.


MeS

23 Ekim 2010 Cumartesi

Teşekkürler Cimbom!



          Bize bu derbi heyecanını yaşattığın için teşekkürler Cimbom!. Daha maçın oynanmasına 2 hafta varken başlar tartışmalar, ufaktan heyecanlar. Çok önemlidir derbiden önce oynanan maçlar, iki takımın durumunu serer gözler önüne. Fakat adı üstünde bu derbi, şu an dünya derbileri sıralamasında 8.6 puanla birinci sırada. Bu maçın favorisi olmaz. Bun maç klasik 3 olasılıklı maçlardan değil. Bir takım ne kadar iyi olursa olsun, diğeride o oranda kötü olsa bile kötü haldeki takımın şansı da yüksektir en az iyi olan kadar. Buna en iyi örnek Johnson golü desem hemen anlarsınız. Kimi zaman tarihi skorlar çıkar bu maçlarda ortaya. 6-0 , 5-1 vs. Velhasıl kelam, maça şurda 2günden daha az süre kalmışken, heyecanımın doruklarda olduğunu bilmenizi isterim. Teşekkürler Ezeli Rakip, Ebedi Dost!
MeS

19 Ekim 2010 Salı

Konyaspor - Fenerbahçe Değerlendirmesi


Fenerbahçemiz dün Konyaspor karşısına kaptanından yoksun çıktı. Fakat onun yerine giren ve  maça iyi başlayan Özer çok talihsiz bir sakatlık yaşadı. Sağlık durumu herşeyin önündedir. Özere çok geçmiş olsun diliyorum ve çok kısa sürede tekrar takıma dönmesini diliyorum. Özer bizim umudumuz!
Konya karşısına fenerbahçe ideale çok yakın bir 11le çıktı. tek eksiğimiz Alexti. Maçta en çok gözüme çarpan isim Mehmet Topuz oldu. Kendi yerinde oynadı, çok başarıylıdı. Onu tebrik ediyorum. Umarım sürekli o bölgede oynar ve bize Baroni tehlikesini  yaşatma Mehmet. Emre yine bildiğimiz emreydi, ve top nerde olursa olsun yaptığı preslerle karşı takıma rahat vermedi.
Haftaya derbi var Fenerbahçe attığı 4 golle rakibine gözdağı verdi. Darmaduman ezeli rakibimiz bizden iyice tırstı. Bu hafta sonu maç öncesi ve sonrası şimdiden üstünde çalışmaya başladığım yazılarla karşınızda olacağım.
MeS
Twitter'dan takip edin!

16 Ekim 2010 Cumartesi

Arda Turan'lar Ağlamasın

          Dün akşam Bilgin Gökberk katıldığı bir spor programında çok yerinde tespitler yaptı. Sizlere aktarmak istiyorum. Sunucunun son yaşanan olaylar hakkında ne düşünüyorsunuz sorusuna Gökberk "Medya'da herkesin bir koltuğu vardır kimi koltuk 100lük kimi 300lük kimi milyonluktur. Ne olursa olsun bu koltuğu doldurmanız gerekmektedir. Çünkü yayıncı şirket size bir para veriyor ve karşılığında sizden yorum bekliyor. İnsanlar tükenmeye başladıkça da nereye saldırcaklarını bilemiyorlar ve koltuk uğruna sporcunun ve ailesinin yaşamını bir anda bozguna uğratabiliyor. Biz medyacılar hakemken bir maçı yönetmesi için 1000lira alan adam o maçı yorumlasın diye 10bin lira verirsek daha böle çirkinlikler devam edecektir." Ne kadar haklısın usta.

          İnsanlar doğrulardan uzaklaştıkça, ne yapacaklarını şaşırıyorlar. Arda Turan çok haklı. O demeci verende ŞEREFSİZDİR, o demeci alıp manşete koyanda ŞEREFSİZDİR, tüm bunlara izin veren TV ve gazete yöneticileride şerefsizdir.
MeS
Twitter'dan takip edin!

13 Ekim 2010 Çarşamba

Jes Högh ve Medya doğruları

   İlk önce Jes Högh'ten bahsedelim. Jes Högh 95-99 yılları arasında Uche ile Fenerbahçe göbeğini toparlayan isimdir. Çok önemlidir Fenerbahçeli için çünkü gerek spor karakteri gerekse kişiliği bakımından bir kriter olmuştur Jes. Geçen günlerde yalanı adet edinmiş türk medyası tarafından Högh'ün hasta olduğu ve her geçen gün çok daha kötüye gittiği haberleri yapıldı. Oysaki Jes'in hasta olduğu doğru fakat kötüleştiği yalandı. Jes gitgide iyileştiğini açıkladı. Fakat her zamanki gibi yalan yakamızı bırakmadı.


   Gel gelelim Högh!ün bir kaç gün önce yaptığı açıklamalara. Högh "Türk spor basınının yalan haber yazmasına alışkındım" dedi. Anlıyoruz ki 15 senedir Türk medyasında hiç birşey değişmemiş. Yalan kaldığı yerden devam ediyor. Daha adamı öldürmeden mezarada koydunuz ya helal olsun size!

12 Ekim 2010 Salı

Fenerbahçe-Batman Değerlendirmesi

          Bu maç hakkında sportif manada konuşmak gayet yersiz ve saçma. Sahada futboldan daha öte bir şey vardı. Türkiyenin futbol konusundaki 3 lokomotifi olan FB, BJK ve GS daha önce hiç gitmemişlerdi Batmana. 3 büyüklerden bir takımın doğudaki takımlarıda hatırlaması çok imrenilecek bir durum. Çünkü İstanbul, Ankara, Antalya, Bursa gibi süper ligte top koşturan takımların yanı sıra doğuda da yaşayan ve bu yıldız takımları görmeye hakkı olan insanlar var. Oralarda da Fenerbahçe aşıkları var. Fenerbahçenin bunu hatırlaması ve Batman karmasıyla bir maç yapması umarım tüm büyük takımlara örnek olur.
MeS

Twitter'dan takip edin

9 Ekim 2010 Cumartesi

Danke Mesut

          Teşekkürler Mesut, Bu gece sahada 11 tane Türk vardı, ayakta tek kalan adam gibi oynayan tek Türk sendin. Sadece ayakta kalmadın sen attığın sadece golde değildi bugun adeta bir TOKATTI, öyle bir tokkattıki bize sadece misakı milliyenin içinde değil tüm dünyada türklerin olduğunu ve bizim bunları değerlendirmediğimizde nasıl bir tokat yiyebileceğimizi gösterdin. Mesutu tebrik ediyorum.

          Bugun kaybettik belkide ama kaybettiğimiz takım bizim gruptaki rakibimiz değildi, ammavelakin alabileceğimiz puan ve ya puanlar daha sonra sıkışık zamanlarda kaybedeceğimiz puanların telafisi olabilirdi. Fakat olmadı.

         Biz günlerdir maçın arefesinde Mesut lehinde ve ya aleyhinde birsürü yayın yapıldı. Gol atacakmı? Atarsa napacak? Sevinecekmi? Ulan bırakalım artık bunları insanlar tercihlerini yapmış. Kendini mutlu hissetiği ait hissetiği yeri seçmiş. Nerde doğduğun değil nerde doyduğun memleketindir. Aslında ben olsam bende nerde doyuyorsam orayı seçerdim. Ammavelakin biz bunları yayın yapacağımıza kendi içimizde motivasyon sağlamak yerine kurcaladık durduk. Medya böyle olduğu sürece bizden bir cacık olmaz.
MeS
Twitter'dan takip edin

6 Ekim 2010 Çarşamba

İçimden Gelen

          Eğer bu hayatta bi gerçek varsa kendimi adadığım bu gerçek sadece fenerbahçedir, ben sabah fenerbahçe ile uyanır gece fenerbahçe ile yatarım, kimilieri fazla görür kimileri sever beğenir, neden fenerbahçeliyiz biliomusun çpcuk, çünkü fenerbahçe tek başına, tek başına olması cazip kılan diğer takımlara karşı, bir anadolu takıma çıksa liderliğe oynasa diğerleri ona yardımcı olur, ne zaman bir takım çıksa fenere kafa tutsa gslisi bjklisi tslisi ankarlısı izmirlisi urfalısı anteplisi kayserilisi adanlısı denizlilisi hepsi bir olup fenere karşı olurlar! sonra sorarım fener neden büyük değilse sen bu kadar uğraşıosun ! fenerbahçe bize Belki babamızdan kalma bir duygu bu, belki amcamızdan, belki de dayımızdan ama altan tanrıkulu bugun hürriyet ne güzel demiş"En sevdiğim yemeği, şampiyonluk yemeğini seninle Kadıköy’de yemeye bayılırım. Beni çocukluğundan beri çok iyi tanıyorsun.
          
         Evet, ben Fenerbahçe’yim!" , ayrıca fenerbahçe sadece bir futbol klubudeğildir son 2-3 sezondur tüm spor dallarında ambargo koymuştur şampionluklara, yine altan tanrıklu ne güzel demiş bugun kü yazısında "Ben mi kimim! Bazen kaptan Alex, bazen kral Aykut, bazen İmparator Oğuz’um. Üç sayı atarken İbo olurum. Smaç vururken Gamova. Ribauntlara Mirsad’la çıkarım, yetmezse Nevriye ile destek olurum. Kürekten, masa tenisinden, atletizmden, bokstan, yelkenden, yüzmeden de anlarım." ....
MeS


Twitter'dan takip edin

Fenerbahçe Futbol Takımı 2010-11 Transferleri Değerlendirmesi.

          Fenerbahçe 2010-11 sezonuna girerken bir çok transfer yaptı. Önceki senelerde unu elemiş, eleğini asmış, sadece para için Fenere gelen yaşlı yabancılar alıyordu. Bu sene çok önemli 2 genç ve 2 çok tecrübeli oyuncu transfer etti. Yabancıların yanında aldığı Türklerde üst düzeyde olmasa nitekim kaliteli futbolculardı. Kimler geldi peki. İlk önce Gençlerbirliğinin kaptanlığını yapmış İlhan Eker geldi. Daha sonra çok genç yaşta yurtdışına açılan çok yetenekli bir genç olan Caner Erkşn geldi. Sonra sırasıyla Stoch, Dia, Niang ve Yobo   geldi. Özellikler yabancı transferler taraftarın umutlarını ve şampiyonluk isteklerini arttırdı.

          İlhan EKER : Gençlerbirliğinin kaptanlığını yapmış, gayet tecrübeli ve geriden topu oyuna sokabilen bir stoper olarak geldi Fenerbahçeye fakat bu döneme kadar edindiği şansları kullanamayarak taraftarın ona bir türlü  güvenememesini sağladı. Açıkçası bu futbolcunun Fenerbahçe'de işi yok.

          Caner ERKİN : Çok genç yaşta yurtdışına açıldı bu onu özgüveninin çok yüksek olduğunu gösteriyordu. CSKA taraftarları onun Galatasaraya gidişinde adeta yıkıldı. Galatasarayda çok eleştirildiği bir sezon geçirdi. Sezon sonunda ise yolu bu sefer Fenerbahçeye düştü. Kendisine verilen şansı değerlendirerek, gelişmeye açık yönleriyle fenerbahçenin yabancı sıkıntısına ilaç gibi geldi.

          Miroslav STOCH : Onu ilk önce daha 16 yaşındayken flaş bir kararla Chelsea'nin yolunu tutarken tanıdık. Daha sonra onu UEFA Avrupa Liginde karşılaştığımız Twentenin kadrosunda gördük ve merak ettik. Miroslav o kadar hızlıydı ve o kadar yetenekliydiki Fenerbahçe savunmasını darmaduman etti. Fenerbahçe taraftarınıda o günden beri kendine aşık etti. Herkes onu takip eder oldu. Yönetimde sessiz kalmadı bu isteğe ve daha sezonun ortasında görüşmelere başladı. Sezon biter bitmezde renklerine bağladı. Fenerbahçeye gelişiyle takım bir vites öne gitti. Artık ileri daha hızlı top taşıyor rakip savunmayı daha çok rahatsız ediyorduk. Bunu en yakın tarihte TS maçında gösterdi. Oyuna girdi, topun hakimiyetini aldı, oyunu şekillendirdi, attırdı golunu, ve niceleri harcandı paslarının. Kısacası Stoch bizim aradığımız topçu.

         Issiar DIA : Onu menajerlik zamnında Kocaman keşfetti ve defalarca çıplak gözle seyretti. almak için çok uğraştık. takımı bir vites daha ileri taşıyan bir transferdi Dia. Topu alıyor, hemen yüzünü rakibe dönüyor ve hızıyla savunmanın belini kırıyor ve çok rahat bir şekilde ceza sahasına kadar taşıyor topu. Hakkındaki tüm önyargıları sildi attı bir kaç hafta içinde.

         Mamadou Hamidou NIANG : Onu tanımayan yok, olmaması lazım. Adı üstünde King Cobra. Marsilyada efsaneler arasına girdi. Forvet konusunda son 3-4 senedir travmalar yaşayan traji komik anlar gören Fenerbahçe taraftarı artık bu denli topu ilerde tutabilen çok hızlıyken bile adam geçebilen topu yere indirebilen çok kaliteli bir forveti hakediyordu. Kalitesini geldiği günden beri gösteren Nianga şimdiden bütün taraftarlar aşık oldu bile.

         Joseph YOBO : Takımın artık kanayan tek yeri cahil cühella Bilicanın mesken edindiği stoper mevkiiydi. Bilica kendisinin kötü olmasının yanı sıra yanındaki takım arkadaşlarınıda sekteye uğratıyordu. Transferin son gecesinde karar verildi. Yobo geldi. Yobo çok deneyimli yıllarca Evertonda banko oynamış Nijeryanın kaptanı aldı geldi ve oraya çözüm buldu.

         Değerlendirme : Fenerbahçe bu sezon yaptığı transferler taraftarın istediğini verdi ARTIK SIRA TOPÇULARDA.
MeS
Twitter'dan takip edin

5 Ekim 2010 Salı

Alexsandro de Souza!

         Alexsandro de Souza 6 yılını tamamlamış son yağtığı açıklamalarda kendini bir Türk gibi hissetiğini, koyu bir Fenerbahçe tarftarı olduğunu, farklı bir takıma gönül vermesinin, başka bir takım için emek harcamasının imkansız olduğunu, futbol yaşantısı bittikten sonrada Fenerbahçe adına çalışmak istediğini söyleyen futbolcu. Gelmeden önce Copa America'da kaptanlığı yaptığı Brezilya Milli Takımında parladı ve Avrupanın sayılı klüpleri peşinden koştu öyle ya da böle Fenerbahçeye geldi Alex. Gelmeden önce Fatih Altaylı 14 Ocak 2004 tarihli yazısında "Sevgili Fenerbahçe taraftarları bu haberlere sakın kanmayın. Alex malex gelmiyor. Gelmez. Gelemez... Alex dedikleri şu sıralarda Brezilya'nın en popüler adamlarından biri. Geçen yıl Real Madrid'in transfer listesinin en başındaydı." demiş ve eklemişti Alexi " Satış yapmak isteyen basının palavarası" olarak göstermişti hatta. Altaylıya teşekkürler.
          
          Alex geldi beraberinde birde matematik getirdi bizlere. Ne matematiği derseniz, işte falanca takım falanca paraya falanca oyuncu getirmiş, adam öyle iyiymişki en az 10 Alex edermiş. Hiç biri bir Alex dahi edemedi.
          
          Alex'in onlardan bir farkı vardı "Disiplin". Alex geldiğinde Hagi rüzgarları hala yerini başka bir oyuncuya başka bir efsaneye bırakmamıştı. Alex geldi ve bütün istatistikleri değiştirdi. Hemen taraftarın sevgilisi oldu, yanlı yansız ve ya fenerbahçeli olan olmayan herkes Alex hakkın olumlu görüşler bildiriyor ve bu güven ona itici güç oluyordu. Geldiği günden beri eleştiriliyor Anti-Fener medyası tarafından. Koşmuyor, Koşsa Real'de oynar, defansta 1 adam eksik oynatıyor takımı vs. vs. Bırakın Alex'te defans yapmayı versin arkadaş. Alex'i Fenerde olduğu 6 sene boyunca çözemeyenler utansın. Fizik kondisyonu çok üst seviyede nerdeyse maça başladığı gibi bitiriyor maçı, en çokta herkesin yorulduğu son dakikalarda gemisini kurtarıyor kaptan. Çünkü rakip defans artık yorulmuş ve Alexin durumuna yetişmiş oluyor. Ve Alex çıkıyor atıyor ve ya attırıyor. Ama hata yapan teknik direktörler onu oyunun ikinci bölümünde çıkarıyor ve en etkili olduğu zamanlarda kendini gösteremeyen Alex bu maç yine oynamadı damgasını yiyor.
          
          Gel gelelim aktüele, şu anda Aylut Kocaman yaptı, kesti olmadı. Alex yine kaptı formayı. Çıktı Kasımpaşa maçında sahaya ve son dakikalardan bir attı ve birde attırdı. Yukarda bahsettiğimiz olayı kanıtlamış oldu.
          
          Son olarak taraftarın aşkından bahsedelim. Taraftar Alexin oynamayacağı maça gitmek bile istemiyor. Alexi izlemiceksek ne diye gidicez ulan o kadar yol! Şükrü Saraçoğlu stadında maçtan önce futbolcu soyadları söylenip isimleri haykırılırken en yüksek onun ismi söleniyor. Neden? Sebebi gerçekten açık. Alex öyle ya da böyle bizim canımız.
MeS
Twitter'dan takip edin

2 Ekim 2010 Cumartesi

Fenerbahçe-Gençlerbirliği Değerlendirmesi

          Hiç bir sözün açıklayamacağı bir üzüntü içindeyiz. Öncelikle bunu belirtmek lazım. Tamam Selçuku yetersiz bulabiliriz, Fenerin topçusu olmadığını düşünebiliriz, milli takımda ne işi var diyebiliriz, derizde deriz fakat bu sayacağımız negatif özellikler hayatığın en önemli unsuru sağlığı göz ardı etmemizi, sakatlığın da yanında olmamamızı gerektirmez. Selçuk Şahin gerektiğinde Fenerbahçenin kaptanlığını yapmış, elinden geleni yapmış bir oyuncudur. Onu bu zor zamanında yalnız bırakmayıp her türlü desteği vermeliyiz. Geçmiş Olsun Selçuk Şahin.


          Bu gece bir kaç şeyi kanıtlamış oldu Fenerbahçe. Birincisi artık takımın çok önemli ve yerinde sayılı isimlerden bir forveti var, ikincisi ileri top taşırken atağı anında hızlandırabilen bir Caner ve bildiğimiz tüm açık yoncularını bize unutturan bir Dia var. Fenerbahçe artık topu ilerde tutabiliyor. Forveti top taşıyıp rakip defansı yorabiliyor. Fenerbahçe de bugun tek yanlış hareket tekrar Aykut Kocaman tarafından yapıldı. Talihsiz bir şekilde sakatlanan Selçuk'un yerine akla ilk gelen isimler olan Özer(ki özer çok formsuz) ve Kazım(ki her zaman ışık var bu adamda) yerine şu anda takımdan gitmesi gereken 3 yabancı sayılsa ismi aralarında geçecek olan daha bir hafta önce kasımpaşa maçında saç baş yoldurtan Andre giriyor oyuna ve hiç bir şey yapamıyor, atak yavaşlatıyor gereken zamanda gereken yerde olamıyor. Olası bir kazım selçuk değişikliği takıma daha da ateşlicek ve skoru 3 yerine 5-6 getirebilecekti. Fenerbahçe bu maçla beraber doğru yolda olduğunu bir kez daha gösterdi.





MeS


Twitter'dan takip edin